Çelik Sektöründe 2017 - 10.Haftanın Öne Çıkanları

Çelik Sektöründe 2017 - 10.Haftanın Öne Çıkanları

ABD Çelik Sektörü, Trump’a “Amerikan Malı Al” Politikasının Sıkı Bir Şekilde Uygulanması Yönünde Çağrıda Bulundu

Aralarında Amerika Demir ve Çelik Enstitüsü’nün de bulunduğu ABD çelik sektörünü temsil eden 10 grubun, Başkan Donald Trump’a ergitilme ve döküm aşaması ABD’de gerçekleşmiş çelik ürünlerinin kamu sektöründeki altyapı projelerinde kullanılması yönünde çağrıda bulunmak amacıyla bir mektup gönderdikleri haber veriliyor. Amerika İmalat Birliği’nin de katıldığı sözkonusu ortak talebin altyapı geliştirme projelerinin de “Amerikan Malı Al” politikasının korumasına girmesi yönünde çağrıda bulunduğu belirtiliyor. “Amerikan Malı Al” politikasının, çelik alımlarına harcanan paranın, Ar-Ge ve işçilerin maaşına kadar ABD’nin iç tedarik zincirinde kalmasını amaçladığını belirten sözkonusu grupların, imalat sürecinin tamamının yurtiçinde gerçekleşmesinin, çelik üretimindeki tüm kritik aşamaların da ABD’de yapılmasına imkân sağlayacağını ve böylece ABD’de Ar-Ge, sermaye yatırımları ve istihdamı destekleyeceğini ifade ettikleri kaydediliyor. Güçlü bir “Amerikan Malı Al” politikasının, altyapı harcamalarına yönelik getiriyi azami seviyeye çıkaracağı ifade ediliyor. Sektör gruplarının Trump’a gönderdikleri mektupta, yurtdışında üretilen ancak son işlemini ABD’de gören demir ve çelik ürünlerinin “Amerikan Malı Al” politikasına göre yerli ürün sayılmasına yönelik herhangi bir girişime karşı çıktıklarının altının çizildikleri aktarılıyor. Sözkonusu ayrımın, ABD imalat sektöründe sermaye yatırımı ve istihdam bakımından büyük fark yarattığına, kısaca çeliğin yerli sayılabilmesi için ABD’de ergitilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Başkan Trump’a yönelik mektuba Amerika Döküm Derneği, Amerika Çelik Yapı Enstitüsü, İnşaat Çeliği Enstitüsü, Minesota Demir ve Maden Derneği, Döküm Derneği, Kuzey Amerika Vasıflı Çelik Sanayii ve Çelik İmalatçıları Derneği’nin de imza attıkları vurgulanıyor. ( Metal Bulletin, 06 Mart 2017 )

EUROFER: Avrupa’nın Ticari Savunma Önlemleri Çin ile Sınırlı Kalmamalı

Mart ayında düzenlenecek OECD Çelik Komitesi Toplantısı öncesinde İran, Hindistan, Güney Kore, Türkiye ve diğer üçüncü ülkelerden yapılan ithalatın sıçradığını belirten Avrupa Çelik Derneği (EUROFER), sözkonusu gelişmelerin, Çin’in damping faaliyetlerine karşı kullanılan ticari savunma araçlarıyla elde edilen kazanımları sıfırlayacak nitelikte olduğu yönünde uyarıda bulundu. Mevcut durumda ithalat payının AB piyasasının % 25’ini teşkil ettiğini, buna ek olarak 2016 yılının ikinci yarısından ithalatın % 9 oranında artış gösterdiğini ifade eden EUROFER Genel Direktörü Axel Eggert, sözkonusu artışın, AB’de Çin’den yapılan ithalatın miktarını azaltan ticari savunma önlemlerine rağmen rekor seviyede gerçekleştiğini belirtti. Çin’den yapılan ithalatın başka ülkeler tarafından yerinin doldurulduğuna dikkat çeken Eggert, 2012 yılında İran’ın AB’ye yönelik çelik ihracatının 117.000 ton seviyesinde bulunduğunu ve sözkonusu miktarın 4 yıl içinde neredeyse ona katlanarak 2016 yılında 1.1 milyon tona yükseldiğini ifade etti. Sözkonusu ithalat artışının, çelik piyasasındaki küresel oyuncuların, kapasite fazlalığı ile mücadele için bir araya gelmeye başladığı dönemde gerçekleştiğinin altını çizen Axel Eggert, AB piyasasının düşük fiyatlı ve dampingli ürünlerin hedefi olduğunu, bu nedenle EUROFER’in, sadece Çin değil diğer ülkelerin de damping faaliyetlerine karşı çelik sanayiini savunmak amacıyla elindeki tüm imkanları kullanması için Avrupa Komisyonu’na görev düştüğünü dile getirdi. Küresel piyasanın 700 milyon tondan fazla kapasite fazlalığından muzdarip olduğuna dikkat çekerek sözlerine devam eden EUROFER Genel Direktörü Axel Eggert, kapasite fazlalıklarından kurtulmak isteyen üçüncü ülkelere yönelik damping davalarının artacağını öngörüyor. Axel Eggert, Avrupa Komisyonu’nun Avrupa’nın ticari savunma araçlarını kullanarak, 2012-2015 yılları arasında piyasaya akın eden Çin’in AB’ye yönelik yüksek seviyelerdeki ihracatını dizginlemeyi başardığını, ancak şimdi Avrupa çelik sanayii için risk teşkil eden diğer ülkelerin de artan damping faaliyetleriyle mücadele etmesi gerektiğini vurguladı. ( Türkiye Çelik Üreticileri Derneği, 07 Mart 2017)

Çin, 2017 Yılında Çelik Kapasitesini 50 Milyon ton Azaltacak

Çin Başbakanı Li Keqiang’ın, Pekin’de düzenlenen 12. Çin Halk Cumhuriyeti Kongresi’nin 5. oturumunun açılışında, kömür ve çelik üretimindeki kapasite azaltma hedeflerini açıkladığı ve Çin’in 2017 yılında çelik üretim kapasitesini 50 milyon ton, kömür üretimi yapan tesislerin kapasitesini ise en az 150 milyon ton azaltacağını duyurduğu haber veriliyor. Başbakan Li Keqiang’ın, 2016 yılında Çin’in kömür kapasitesini 290 milyon ton, çelik kapasitesini ise 65 milyon ton seviyesinde devre dışı bıraktığını açıkladığı, buna ek olarak kapasite fazlalığını azaltmadaki en önemli adımın, zarar eden ve devlet teşviklerine bağımlı olan borç batağındaki “zombi tesislerin” kapatılması olduğunu dile getirdiği kaydediliyor. Li Keqiang’ın, zombi firmaların teşkil ettikleri sorunları ele alırken çevreyi koruma, enerji tüketimi, kalite ve güvenlik için gerekli tüm yasa, düzenleme ve standartların yanı sıra piyasa ve hukuka dayalı metotların da uygulanacağını ifade ettiği belirtiliyor. Son olarak Başbakan Keqiang’ın, kapasite kapatma faaliyetleri nedeniyle işten çıkarılan işçiler için merkezi ve yerel hükümetlerin özel bir fon oluşturacaklarını ve işçileri yeniden istihdam etmek için önlemler alacaklarını belirttiği vurgulanıyor. ( SteelGuru, 07 Mart 2017 )

Hindistan, Altyapı Projelerinde Yerli Çelik Kullanımını Yasalaştırabilir

Hindistan Çelik Bakanlığı’nın, tüm kamu altyapı projelerinde yerli çelik kullanımını zorunlu hale getirecek bir yasa tasarısı sunduğu ve altyapı sektörüne yönelik yatırımların hızlı büyüdüğü göz önünde bulundurularak, söz konusu yasanın çelik tüketimini daha da artırabileceği haber veriliyor. 2017-2018 mali yılında Hindistan’ın, liman, yol, demiryolu ve elektrik santrali inşaatı gibi altyapı projelerine 59 milyar dolar harcamayı planladığı, Çelik Bakanı Chaudhary Birender Singh’in söz konusu projelerde yerli çelik kullanımının tercih edilmesiyle, talebin ve dolayısıyla üretimin artacağını belirttiği aktarılıyor. Hindistan Çelik Derneği’nin verilerine göre Hindistan’ın mevcut kapasite kullanım oranının %80’in altında kaldığı, bu nedenle hala büyüme alanının bulunduğu, aynı zamanda çelik tüketiminin, Nisan-Ocak döneminde sadece % 3.5 oranında arttığı kaydediliyor. JSW Steel, Tata Steel ve SAIL gibi kapasite artırma programları uygulayan firmaların, söz konusu adımdan oldukça yararlanacaklarına değiniliyor. ( Metal Expert, 08 Mart 2017 )

ArcelorMittal ve Marcegaglia Ortaklığı, Ilva İçin Teklif Sundu

Küresel çelik devi ArcelorMittal, İtalyan çelik şirketi Marcegaglia ile birlikte, İtalyan çelik üreticisi Ilva’nın satış ihalesi için teklif sunduğunu duyurdu. Teklif kapsamında, Ilva’nın satınalma fiyatı haricinde şirkete 2,3 milyar € üzerinde yatırım yapılması, faaliyette olan üç yüksek fırının üretiminin 2018 yılına kadar yıllık 6 milyon mt’a çıkarılması, Taranto’da araştırma ve geliştirme merkezinin kurulması, yeni düşük karbonlu çelik üretim teknolojilerinin uygulanması ve Ilva’nın otomotiv, inşaat ve enerji sektörlerine yönelik yüksek kaliteli ürün yelpazesinin geliştirilmesi gibi taahhütler yer alıyor. ArcelorMittal CEO’su Lakshmi N. Mittal, yönetimin ve mühendislerin birkaç yıldır Ilva’yı incelediğini, şirketin performansını iyileştirmek ve Ilva çalışanları için güçlü, güvenli ve sürdürülebilir bir gelecek garantilemek için yapılması gerekenleri bildiklerini belirtti. Mittal, Ilva'nın dönüşümünü desteklemek için doğru sanayi planına, doğru çevre planına ve doğru ticari plana sahip olduklarından emin olduklarını ifade etti. ( SteelOrbis, 08 Mart 2017 )

Çin’in Çelik Üretim Kapasitesinin 2018 Yılında 1 Milyar Mt Olması Bekleniyor

5 Mart’ta Pekin’de düzenlenen 12. Çin Ulusal Kongresi’nde konuşan Çin Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC) başkan yardımcısı ve Çin İstatistik Bürosu (NBS) direktörü Ning Jizhe, bu sene Çin’in çelik kapasitesinin 50 milyon mt azaltılmasının ardından 2018 yılında ülkenin çelik üretim kapasitesinin 1 milyar mt seviyesine düşmesini öngördüklerini açıkladı. Jizhe, Çin’in yıllık yerel çelik tüketiminin zaten iki sene önce 800.000 mt’a ulaştığını, bu sebeple yerel çelik sektöründeki arz-talep dengesizliğinin bir ya da iki yıl içerisinde ortadan kalkmasını beklediklerini ifade etti. (SteelOrbis, 08 Mart 2017 )

Çin’de Uzun Süredir Atıl Durumda Olan Tesisler Üretime Yeniden Başladı

Çin’in çeşitli eyaletlerinde faaliyet gösteren firmalardan gelen açıklamaların, uzun süredir atıl durumda olan çelik kapasitelerinin yeniden faaliyete geçtiğini gösterdiği, üretim faaliyetlerine yeniden başlayan kapasitenin, daha çok uzun mamul ürünlerini kapsadığı haber veriliyor. Kuzeybatı Çin’de yerleşik Shaanxi Lueyang Iron & Steel (Luegang) ve Kuzeydoğu Çin’de bulunan Jilin Xinda Iron & Steel’in 2 No’lu yüksek fırının, çelik piyasasındaki toparlanmanın ardından Şubat ayının sonu ve Mart başında üretime yeniden başladığı duyuruluyor. İki yıl aradan sonra 6 Mart tarihinde Luegang’ın, Hanzhong Belediye Başkanı’nın iştirakiyle yüksek fırınını devreye aldığı kaydediliyor. 2015 yılından bu yana üretim yapmayan ve geçtiğimiz yıl çelik kapasitesini 415 metreküplük bir yüksek fırınını devre dışı bırakarak çelik kapasitesini 500.000 ton seviyesinde kapatan Luegang’ın, 157 milyon ton demir cevheri rezervleri bulunduğu ve ağırlıklı olarak inşaat demiri, filmaşin ve kütük olmak üzere uzun mamul üretimi yaptığı bildiriliyor. Diğer taraftan Hebei Xinda Group’un bağlı kuruluşu olan Jilin Xinda Iron & Steel’in ise 3.2 milyon ton pik demir ve 3 milyon ton çelik kapasitesinin bulunduğu, buna ek olarak başlıca ürünlerinin sıcak haddelenmiş yuvarlak çubuk ve sıcak haddelenmiş çelik çubuk olduğu, ayrıca Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı’ndan alınan bilgilere göre tesisin, 450 metreküp bir yüksek fırının yanı sıra, 480 ve 1.260 metreküp iki yüksek fırınının daha bulunduğu ifade ediliyor. (Kallanish, 10 Mart 2017 )

Çin’in Kapasite Kapatma Faaliyetlerindeki Başarısının Büyük Bir Bölümü Kâğıt Üzerinde

Çin’in çelik sanayindeki üretim fazlalığının, ülkenin büyüme modeli için engel teşkil ettiği ve küresel çapta sorunlara yol açtığı, ancak yakından bakıldığında Çin’in söz konusu soruna yönelik çözümlerinin kâğıt üstünde kaldığının görüldüğü belirtiliyor. Geçtiğimiz hafta Pazar günü düzenlenen Çin’in yıllık Ulusal Halk Kongresi’nde çelik ve kömür kapasitelerinin kapatılması ile ilgili planların açıklandığı ve yetkililerin söz konusu hususun hükümetin başlıca öncelikleri arasında olduğunu belirttikleri ifade ediliyor. Çelik üretiminin azaltılmasının, yıllardır çevreyi kirleten, şirket borçlarının artmasına ve küresel ticarette sorunlara yol açan Çin çelik sanayiini yenileme çalışması olduğu, söz konusu yenileme çalışması kapsamında yüzlerce tesisin kapatıldığı, ancak bazı yetkililerin, kapatılması için hedef gösterilen tesislerin çoğunun zaten atıl durumda bulunduğu ve bu bağlamda kapasite kapatma faaliyetlerinin Çin ve dünya ekonomisine etkisinin istatistiklerin gösterdiğinden daha az etkisi olabileceği aktarılıyor. Çin Demir ve Çelik Derneği Genel Sekreteri Liu Zhenjiang’ın, Kasım ayında düzenlenen bir sanayi konferansında mevcut durumda iyimser olmamak gerektiğini ve 2016 yılında devre dışı bırakılan kapasitelerin bir bölümünün, uzun zamandır atıl durumda olan ve verimsiz ekipmanlardan oluştuğuna dikkat çektiği kaydediliyor. Çin yönetiminin 2017 yılında çelik kapasitesinin 50 milyon ton seviyesinde azaltmayı hedeflediği, geçtiğimiz yıl Pekin’in kapasite hedefinin 45 milyon ton seviyesinde olduğu ve sözkonusu hedefin % 44 oranında aşıldığı yönünde açıklama yapıldığı hatırlatılıyor. ( SteelGuru, 10 Mart 2017 )


( TÇÜD Günlük Bültenleri’nde yer alan, bir önceki haftanın gelişmelerinden derlenmektedir. )


www.muctebabekcan.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ülkemiz Demir Çelik Sektöründe Sonu Hazin Biten Bir Proje - Sivas Demir Çelik ( Sidemir )

Kremikovtzi Demir ve Çelik Fabrikaları – Bulgaristan Erdemir’in İlk Yurtdışı Şirket Satınalma Girişimi

TÜRKİYE YASSI ÇELİK ÜRETİM KAPASİTELERİ