Çelik Sektöründe 2017 - 42.Haftanın Öne Çıkanları

Çelik Sektöründe 2017 - 42.Haftanın Öne Çıkanları

Jefferies: Grafit Elektrot Kıtlığı Beş Yıldan Fazla Sürebilir

Yatırım bankası Jefferies’in, Japon üretici Tokai Carbon ile görüşme gerçekleştirdikten sonra yayımladığı raporda grafit elektrot kıtlığının beş yıl ya da daha fazla sürebileceğini belirttiği haber veriliyor. Jefferies’in, needle kok üretiminin % 10’unun mevcut durumda lityum-iyon sektörüne aktarıldığını ve anot üretiminde de grafit elektrot üretimi ile aynı tesislere gerek olduğunu, ayrıca Harvey Kasırga’sının bazı needle kok kapasitelerini devre dışı bıraktığını ifade ettiği kaydediliyor. Buna ek olarak elektrik ark ocaklarına dayalı üretimdeki doğal büyümenin, daha güçlü bir elektrot talebini tetikleyeceğini belirten yatırım bankasının, grafit elektrot fiyat tahminini daha önceki 5.000 $/metrik tondan, 6.000 $/metrik tona yükselttiği bildiriliyor. Yatırımcıların, grafit elektrotun çelik fiyatlarındaki itici güç rolünün yanı sıra elektrot kıtlığının piyasada arz ve talep dinamiklerine etkisini hafife aldıklarını kaydeden Jefferies’in, tesislerin maliyetleri fiyatlara yansıtmaya çalışacaklarına ve bazı paslanmaz çelik üreticilerinin grafit elektrot ek ücretleri getirmeye başladıklarına dikkat çektiği aktarılıyor. Özkaynak analisti Seth Rosenfeld’e göre, , Batılı çelik üreticileri için 2018 yılı kontrat görüşmelerinde çoğu kontratlarda fiyatların 2-4 kat artacağı ve bu durumda elektrik ark ocaklı üretim maliyetlerinin 24 $/ton seviyesinde yükseleceği ifade ediliyor. Rapora göre ABD’de çelik fiyatlarının artan grafit elektrot maliyetleri ile desteklenebileceğini, ancak hurda fiyatlarının zayıf ihraç talebi nedeniyle düşebileceği kaydediliyor. ABD’nin elde edilen yerli hurdanın % 21’ini ihraç ettiği ve Türkiye’nin en büyük alıcı olduğunu belirten yatırım bankasının, Türkiye’de yerleşik tesislerin, mevcut durumda 30.000 $/mt seviyesinde bulunan Çin ve Hindistan çıkışlı spot elektrot fiyatlarına daha fazla maruz kaldıklarına ve bu durumun ABD çıkışlı hurdanın cazibesini azalttığına vurgu yaptığı bildiriliyor. ( Platts, 12 Ekim 2017 )

Çelik Sektörü Önümüzdeki Döneme İlişkin Beklentileri Tartıştı

SteelOrbis tarafından 2011 yılından beri düzenlenen Piyasa Sohbetleri’nin bu yılki son ayağı MMK Metalürji ana sponsorluğunda 12 Ekim Perşembe günü İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleşti. Türkiye demir çelik sektöründen 150’ye yakın piyasa temsilcisinin bir araya geldiği toplantıda, küresel piyasalarda çelik ve hammadde fiyatlarını etkileyen gelişmeler ve gelecek döneme ilişkin beklentiler ele alındı.

Ozan M. Karadağ: Çin’den sonra Hindistan iddialı geliyor

SteelOrbis Genel Müdürü Murat Eryılmaz’ın açılış konuşmasının ardından konuşma yapan MMK Metalürji Üretim Direktörü Ozan M. Karadağ, şirketin 2012'den beri atıl durumda olan sıcak haddeleme tesislerini 2018 yılında devreye almayı planladıklarını belirtti. Bununla birlikte, küresel çelik piyasaları ile ilgili bilgi veren Karadağ, bu yılın üçüncü çeyreğinin çelik sektörü için genel olarak iyi geçtiğini ve dördüncü çeyreğin de karlı geçmesini beklediklerini söyleyerek, 2018 için net bir öngörüden bahsetmek için erken olduğunu ifade etti. Küresel sektörde Çin’den sonra Hindistan’ın oldukça iddialı geldiğini belirten Karadağ, Hindistan’ın Çin’e göre teknolojik altyapısının daha güçlü olması ve ürünlerinin daha kaliteli olması sebebiyle avantajlı olduğunu ve bu durumun da endişe yarattığını söyleyerek, yine de piyasaya olumlu baktıklarını bildirdi.

Burçak Odabaşı Alpman: Önümüzdeki dönemde hurda fiyatların baskı altına girmesi bekleniyor
Çelik ve hammadde sektörlerindeki mevcut durumun ve gelecek beklentilerinin paylaşıldığı toplantının birinci oturumunda SteelOrbis Hammadde Analisti Burçak Odabaşı Alpman, hurda piyasaları açısından 2017’nin güzel bir yıl olduğunu söyleyerek, haziran ayı sonrasında kademeli olarak artan hurda fiyatlarının ağustos ayı ortasına kadar ciddi artış göstererek 2014’teki seviyelere ulaştığını belirtti. Piyasada Kurban Bayramı sonrasında talebin ve fiyatların artacağına yönelik genel bir beklenti hakimken Çin’in üst üste üretim kesintileri ile ilgili açıklama yapmasının ardından eylül ayından geçtiğimiz haftaya kadar fiyatların sert bir şekilde düştüğünü ifade etti. Alpman, önümüzdeki dönemde ise, grafit elektrot tedarikindeki problemler sebebiyle hurda fiyatlarının baskı altına gireceğini ve hurda talebinin düşeceğini belirtti.

Bununla birlikte Alpman, demir cevheri kısmında ise, Çin’de 12 Ekim itibarıyla başlayan üretim kesintileri ve kamu projelerinin durdurulması sebebiyle demir cevheri fiyatlarının düşeceğini ve cevher fiyatlarında ciddi bir artışın beklenmediğini ifade etti. Kömür kısmında ise, nisan ayında Avustralya’da yaşanan Debbie kasırgasının piyasaları etkilediğini ancak zararın hızlı telafi edildiğini belirten Alpman, yine doğal bir afet olmaması halinde, önümüzdeki dönemde, kömür fiyatlarının da cevher fiyatlarına paralel seyretmesinin beklendiğini bildirdi. Piyasaları önemli ölçüde etkileyen grafit elektrot kıtlığı konusunda ise Alpman, 2014 yılından bu yana grafit elektrot üretiminde düşüş görüldüğünü, 2016 yılında Çin’in grafit elektrot kapasitesini azaltmasının ardından bu sene problemin ciddi şekilde sektörü etkilediğini ve 2018 yılında da sıkıntının devam etmesinin beklendiğini ifade etti. Çin’deki elektrot üretim kesintileri ve needle kok fiyatlarının artması sebebiyle elektrot fiyatlarının arttığını söyleyen Alpman, çelik ve diğer elektrot kullanan sektörlerde elektrot talebinin arttığını belirterek, bu sebeple elektrot sıkıntısının devam edeceğini bildirdi.

Salim Metin: Türkiye Çin’den sonra inşaat demirinin en düşük fiyatla satıldığı ikinci ülke
Toplantıda söz alan CORBUS CEO’su Salim Metin, inşaat demiri ile ilgili olarak, global piyasalarda yaşanan gelişmeler sebebiyle Türk üreticilerin inşaat demirindense kütük ihracatına yöneldiğini söyledi. Orta Doğu’da inşaat demiri fazlası olduğunu hatta bölgenin önümüzdeki dönemde inşaat demiri ihracatına başlayacağını söyleyen Metin, Mısır’ın Türkiye, Ukrayna ve Çin’den ithal inşaat demirine uyguladığı vergiler neticesinde ülkede atıl halde duran tesislerin üretime başladığını, bu nedenle inşaat demiri satamayan Türk üreticilerin kütük ihracatını artırdıklarını bildirdi. İç piyasada ise referandum sonrasında artan inşaat demiri talebi ve müteahhitlerin yerel fiyatları yüksek bulması ile ilgili olarak Metin, inşaat demiri ithalatına uygulanan verginin düşürülmesine rağmen, dışarıdan alımların artmadığını çünkü Türk üreticilerin fiyatlarının daha uygun olduğunu dile getirdi. Metin, Türkiye’nin Çin’den sonra inşaat demirinin en düşük fiyatla satıldığı ikinci ülke olduğunu belirtti. Bununla birlikte, Çin’in iç piyasasında güçlü talep ve yüksek fiyatlar ile Çin’in ihracat piyasalarında rekabetçi fiyatlar ile aktif olmamasının etkisiyle Türkiye’nin Çin’in ana ihracat pazarları olan Tayvan, Hong Kong, Singapur’a inşaat demiri ihraç ettiğini bildiren Metin, demir cevheri fiyatlarındaki düşüşün Çin’in yeniden yakın çevresindeki ülkelere satışa başlaması yönünde beklenti yarattığını belirtti. Uzun ürün kısmında Hindistan’ın ve İran’ın tehlike yarattığını söyleyen CORBUS CEO’su Türkiye’nin Kuzey Avrupa’ya satışlarının devam ettiğini, Afrika’ya küçük miktarlarda satışların olduğunu, profil ve inşaat demiri kısmında ABD’ye satışların devam ettiğini, iç piyasada ise 2019 yılındaki seçimlere kadar yeni projelerden, özellikle devlet projelerinden umutlu olduklarını ifade etti.

Erdem Korucuoğlu: Hammadde fiyatlarındaki artışlar yassı çelik fiyatlarını artırdı
Birinci oturumda söz alan MMK Metalurji Satış Uzmanı Erdem Korucuoğlu, hammadde fiyatlarındaki artışların yassı çelik fiyatlarını da artırdığını ve aynı zamanda Çin’in çevresel sebeplerden dolayı açıkladığı üretim kesintilerinin de piyasaları etkilediğini söyledi. Korucuoğlu, Avrupa Birliği’nin MMK Group’un sıcak sac ithalatına getirdiği 96,5€/mt seviyesindeki antidamping vergisi ile ilgili olarak ise, vergilerle ilgili konuşmak için henüz erken olduğunu ancak muhtemelen ihracatın başka ülkelere kayacağını söyledi.

Son olarak ikinci oturumda konuşma yapan Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi ekonomist Murat Sağman, küresel piyasalarda ve Türkiye ekonomisindeki son gelişmeleri ve beklentileri değerlendirdi. 2018 yılına ilişkin olarak Sağman, ABD ile ilişkiler ve Trump dönemi, AB ile ilişkilerin çıkmaza girmesi, jeopolitik gelişmeler ve Türkiye’de siyasi gerilimlerin artması gibi konuların önümüzdeki yıl için riskler barındırdığını belirtti. ( SteelOrbis, 16 Ekim 2017 )

Kobe Steel’in Verilerini Çarpıttığı Ürünler Arasına Çelik Tel Ürünleri De Girdi

Reuters’ta yer alan bir habere göre, Japonya’nın en büyük çelik üreticilerinden biri olan Tokyo merkezli Kobe Steel Ltd, çelik tel ürünlerine ilişkin verilerin de çarpıtıldığını açıkladı. Ancak Reuters’a göre, Kobe Steel'in basın sözcüsü, şirketten çelik tel tedarik eden müşterilerin, bu ürünlerin işlevi ve güvenliği konusunda herhangi bir sorun olmadığını kendilerine ilettiğini belirtti. SteelOrbis’in daha önce okuyucularıyla paylaştığı üzere, Kobe Steel, Ltd yaptığı açıklamada, grup şirketleri de dâhil olmak üzere alüminyum ve bakır faaliyetlerinde, bazı ürünlerin müşterilerle anlaşılan gerekliliklere uymadığını fark ettiklerini belirtmişti. Şirket, denetim sertifikalarındaki verilerin yanlış bir şekilde yeniden yazılarak ürünlerin gereklilikleri karşılıyormuş gibi gösterildiğini ve bu şekilde sevk edildiğini açıklamıştı. Kısa bir süre sonra, şirketin yürüttüğü araştırmalara göre, şirketin demir tozu ürünlerine ilişkin verilerin de çarpıtıldığı ortaya çıkmıştı. ( SteelOrbis, 16 Ekim 2017 )

Matil'den Dünya Çelik Devine Test Hizmeti

60 ülkede yerleşik tesislerinde 199.000 çalışana ve yıllık 113 milyon ton çelik üretim kapasitesine sahip, dünyanın en büyük çelik üreticisi ARCELORMITTAL grubuna ait Ukrayna’da kurulu Kryvyi Rih tesisinde üretilen çeliklerin testleri, MATİL’de gerçekleştirilecek. Madencilik ve çelik üretiminin birlikte gerçekleştirildiği Ukrayna’nın en büyük çelik kompleksinde: yılda 6 milyon tondan fazla inşaat çeliği, filmaşin, profil ve diğer hadde ürünleri üretilmekte. Ürün kalite denetimi ve akreditasyonu kapsamında alınan numunelere: çekme, bükme, nervür geometrisi, kimyasal analiz ve yorulma testleri uygulanacak. MATİL, dünyanın farklı coğrafyalarında kurulu bulunan çelik üreticilerine akredite test ve analiz hizmetleri vermeye yönelik iş geliştirme çalışmalarına daha da hız vermiş durumda. ( MATİL, 13 Ekim 2017 )

Worldsteel: Küresel Çelik Talebinin 2017 Yılında % 7, 2018 Yılında İse % 1,6 Artacağı Öngörülüyor

Dünya Çelik Derneği (worldsteel), dün yayımladığı Ekim 2017 Kısa Vade Görünüm Raporu’na göre, küresel çelik talebinin 2017 yılında % 7 artışla 1.62 milyar mt seviyesine ulaşacağı, 2018 yılında ise % 1,6 seviyesinde yükselişle 1.65 milyar mt olarak gerçekleşeceği öngörülüyor. Rapora göre Çin dışında küresel çelik talebinin, 2017 yılında %2.6 artışla 856.4 milyon tona, 2018 yılında ise % 3 artışla 882.4 milyon tona ulaşması bekleniyor.

Görünüm ile ilgili yorumda bulunan worldsteel Ekonomi Komitesi Başkanı T.V. Narendran, küresel çelik piyasasında yılın başından bu yana görülen umut verici gelişmelerin, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerin beklenenden daha iyi performans göstermesine yol açtığını belirtti. Narendran, Nisan 2017’de belirtilen korumacılık/popülizm, ABD’nin değişen politikası, AB’deki seçim belirsizlikleri ve Çin’deki yavaşlama gibi küresel ekonomiye risk oluşturan faktörlerin devam etmesine rağmen hafiflediğine değindi. Buna ek olarak worldsteel, Çin’in 2017 yılında genel olarak resmi istatistiklerde yer almayan eski indüksiyon ocaklarının büyük çoğunluğunu kapattığına, indüksiyon ocaklarının kapatılması ile sözkonusu piyasa sektöründen gelen talebin, mevcut durumda Çin’de yerleşik başlıca çelik üreticileri tarafından karşılandığına, böylece sektörün 2017 yılı resmi talep istatistiklerine geçtiği ve dolayısıyla Çin’in nominal çelik talebinin % 12,4 oranında artışla 765,7 milyon tona yükseldiğine dikkat çekti. Rapora göre, istatistiklere yansıyan indüksiyon ocakları hariç tutulduğunda, Çin’in çelik talebinin 2017 yılında % 3 artması, 2018 yılında ise sabit kalması bekleniyor. Worldsteel’e göre, giderek yavaşlamakta olan Çin ekonomisi, tüketim ile desteklenirken, yatırımlar azalmaya devam ediyor.

Öte yandan raporda, Çin hükümetinin özellikle inşaat sektörüne yönelik teşvikleri, 2017 yılında GSYİH’ye katkıda bulunduğu belirtildi. Worldsteel’in yayımladığı rapora göre, 2017 yılında Avrupa Birliği’nin çelik talebinin % 2,5 artışla 162.1 milyon tona ulaşacağı, önümüzdeki yıl ise % 1,4 artışla 164,3 milyon tona yükseleceği öngörülüyor. BDT bölgesinin çelik talebinin, bu yıl % 3,6 artışla 51,1 milyon tona, 2018 yılında ise % 3,8 artışla 53 milyon tona ulaşması bekleniyor. Rapora göre Orta Doğu’nun bu yıl çelik talebinin % 1,5 artışla 53,9 milyon tona yükseleceği öngörülürken, önümüzdeki yıl talebin % 4,8 büyüyerek 56.5 milyon tona çıkması bekleniyor. Türkiye’nin çelik talebinin, bu yıl % 1,7 oranında düşüşle 33,5 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesi beklenirken, önümüzdeki yıl % 6 oranında artışla 35,5 milyon ton ile en büyük 10 çelik tüketen ülke arasında çelik talebi en fazla büyüme gösteren ülke olacağı öngörülüyor. NAFTA bölgesinde ise çelik talebinin 2017 yılında % 4,9 oranında yükselişle 138,7 milyon tona çıkması beklenirken, önümüzdeki yıl söz konusu talebin % 1,2 seviyesinde artışla 140,4 milyon tona ulaşacağı öngörülüyor. Diğer taraftan Orta ve Güney Amerika’da bu yıl çelik talebinin, % 2,5 artışla 40,4 milyon ton, 2018 yılında ise % 4,7 artışla 42,3 milyon tona yükselmesi bekleniyor. ASEAN bölgesinde çelik talebinin bu yıl % 4,8 artışla 77,7 milyon tona, 2018 yılında ise % 6,8 gibi büyük bir artışla 83 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. ( TÇÜD, 17 Ekim 2017 )

Worldsteel Başkanı Ferriola: Kapasite Fazlasını Çözmek İçin Daha Fazla Şey Yapılmalı

Dünya Çelik Birliği'nin (worldsteel) 16-17 Ekim'de Brüksel’de gerçekleşen 51. yıllık toplantısında konuşan worldsteel başkanı ve ABD’li çelik üreticisi Nucor Corporation CEO’su John Ferriola, worldsteel başkanı olarak ilk yılının ilginç olmakla birlikte çelik sektörü için de zorlu bir dönem olduğunu belirtti. AB’nin, şimdiye kadar ilk kez bir ülkenin AB’den ayrılmak istemesiyle piyasalar açısından büyük değişiklik olan İngiltere’nin AB’den çıkması konusunda uzlaşmaya varmış gibi göründüğünü söyleyen Ferriola, ABD’de ise Başkan Trump'ın vizyonuyla uyumlu köklü bir politika değişikliğinin yapıldığını ve durumun da piyasalar açısından bilinmezlik yarattığını ifade etti.
Ferriola, uluslararası çelik ticaret hacminin tarihinin en yüksek oranlarına ulaştığını ve bu sebeple kapasite fazlasının piyasalara olan zarar verici etkisinin çokça hissedildiğini söyledi. Kapasite fazlasıyla başa çıkmak için küresel çapta yapılması gereken çok şey olduğunu söyleyen Ferriola, hükümetlerin yerel piyasalara teşvik sağlamamaları konusunda kararlılık göstermeleri gerektiğini vurguladı. Gelecekte çelik sektörünün karşılaşacağı zorluklara değinen Ferriola, sektörde talep artışında yavaşlama görüldüğünü söyleyerek bütün pazarlarda büyümenin yavaşladığını belirtti. Ekonomik büyümede artış beklenmezken, çelik üreticilerinin yavaş büyüme sürecini atlatmak için plan yapmaları gerektiğini ifade etti. Yeni teknolojilerin beraberinde yeni zorluklar getirdiğinin altını çizen Ferriola, dijitalleşmenin gittikçe daha yaygın hale geldiğini aynı zamanda iyi eğitilmiş iş gücünün de gelecekte çelik sektörü için büyük önem taşıyacağını söyledi. Ferriola, bu açıdan bakıldığında Çin dahil olmak üzere yaşlanan iş gücünün gelişmiş ülkelerde bir problem haline geldiğine dikkat çekti.

Çelik üretiminin düşük vasıflı iş gücü gerektirdiğine dair yanılgıyı hatırlatan Ferriola, çelik sektörünün en iyi ve en yetenekli çalışanları işe almak için yaratıcı olması gerektiğini söyledi. Ferriola çelik sektörünün karşı karşıya kaldığı bir diğer zorluğun, otomotiv sektörüne kullanılan alüminyum başta olmak üzere alternatif malzemelerin yol açtığı rekabet olduğunu belirtti. Öte yandan, çeliğin devamlı olarak geri dönüştürülmesinin de alüminyuma oranla 5 kat daha az ömürlü olmasına yol açtığına dikkat çekti. Ferriola, worldsteel’in çelik sektörüne muazzam bir destek sağladığını belirterek, çelik üreticilerini innovasyona ve dünya genelinde çelik sektörünün başarısı için mücadeleye devam etmeye çağırdı. ( SteelOrbis, 16 Ekim 2017 )

Edwin Basson: Küresel Çelik Sektörü Geleceğe Güvenle Bakabilir

Dünya Çelik Birliği'nin (worldsteel) 16-17 Ekim'de Brüksel’de gerçekleşen 51. yıllık toplantısında açılış konuşmasını yapan worldsteel genel direktörü Dr. Edwin Basson, çelik sektörünün değişime açık bir sektör olduğunu söyleyerek, sektörün ekonomik büyüme sağlaması açısından şanslı olduğunu ve çeliğin yerine geçecek bir materyalin hala bulunamadığını belirtti. Bu sebeple sektörün geleceğe güvenle bakabileceğini ifade eden Worldsteel genel direktörü, özellikle mali krizi atlatmasıyla birlikte çelik sektörünün büyük dalgalanmalarla da başa çıkmayı öğrendiğini söyledi. Bununla birlikte Basson, hala devam etmesine rağmen çelik sektöründeki şirket birleşmelerinin de sektörün sürdürülebilirliğine katkı sağladığını belirtti. Dr. Basson’a göre, piyasaların yerleri değişirken, bu durum yeni kültürel ve politik baskıları da beraberinde getirdi. Dijitalleşme gün geçtikçe yaygınlaşırken, çelik sektörünün de bu alanda kendisini geliştirmesi gerekecek. Çelik sektörünün hacimden çok değere odaklanması gerektiğini belirten Basson, sektörün değere odaklanmaya başladığı dönemde Çin’in piyasaya çıktığını ve şirketlerin kapasiteye odaklanmaya başladığını ve bunun neticesinde sektörün mevcut problemlerinin ortaya çıktığını söyleyerek, sektörün yeniden değere odaklanmaya başladığını ifade etti. Çeliğin daha fazla geri dönüştürülmesi halinde yeni çelik kapasitelerine daha az ihtiyaç duyulacağını bildiren Basson, yavaş büyüme modelinin uygulanması gerektiğine dikkat çekti. Yeni ürün araştırmalarının sektör için çok önemli olduğunu belirten Basson, müşterilerle yakın iş birliğinin de gerekli olduğuna işaret etti. Basson, bu sayede çelik sektörünün gelecekteki zorluklarla başa çıkabileceğine inandığını ifade etti. ( SteelOrbis, 17 Ekim 2017 )

John Ferriola: ABD Çelik Sanayii Daha Kapsamlı Ticari Önlemler Alınacağından Emin

Worldsteel Başkanı John Ferriola’nın, Section 232 soruşturmasının ertelenmesine rağmen ABD çelik sanayiinin daha geniş kapsamlı ticari önlemler alınacağından emin olduğunu dile getirdiği duyuruluyor. Brüksel’de gerçekleşen 51. Yıllık toplantısında konuşan worldsteel Başkanı ve Nucor Corporation CEO’su Ferriola’nın, ABD’de yerleşik çelik üreticilerinin Section 232 soruşturmasının çok uzun sürmesi nedeniyle endişe duyduklarını, ancak bir önlemin alınacağından emin olduklarını aktardığı kaydediliyor. Buna ek olarak Ferriola’nın açılış konuşmasında, 600 milyon ton seviyesindeki küresel çelik kapasite fazlalığının, başlıca çelik üreten ülkelerin işbirliği sağlaması ve hükümetlerin çelik sanayiine teşvik yolu ile müdahale etmeme yönündeki taahhütleri ile çözülmesi gerektiğini belirttiği aktarılıyor. ( Kallanish, 18 Ekim 2017 )

Yüksek Elektrot Fiyatları Hurdayı Baskılıyor

Danışmanlık firması CRU’nun, grafit elektrot kıtlığından kaynaklanan maliyet artışının hurda fiyatlarını baskılamaya devam edeceğini, söz konusu durumun ark ocaklı tesislerin, çelik fiyatlarının kısa vadede düşmesi halinde değişken maliyetleri kontrol altına almak istemelerinden kaynaklandığını belirttiği haber veriliyor. Elektrot kıtlığının, elektrik ark ocaklı tesislerde üretimin azalması ile hurda talebinin keskin bir düşüş yaşamasına neden olduğu, elektrotun başlıca olarak ark ocaklı tesisler tarafından tüketilmesine rağmen, ikincil çelik üretiminde pota ocaklarında elektrot kullanmaları nedeniyle bazik oksijen fırınlarında üretim yapan üreticilerin de elektrot kıtlığından etkilendikleri kaydediliyor. Elektrot spot fiyatlarının bu yıl keskin bir sıçrayış kaydettiği ve fiyatların en son 35.000 $/ton civarında olduğu kaydediliyor. CRU’nun, Avrupa’da olduğu gibi çelik üreticilerinin elektrot maliyetlerini ek ücret getirerek karşılama çabalarını, bu durumun sadece çelik fiyatlarının küresel çapta yüksek olduğu dönemde mümkün olması bakımından sürdürülebilir bulmadığı aktarılıyor. CRU’ya göre, elektrik ark ocaklı tesislerin değişken maliyetleri azaltmak amacıyla hurda fiyatlarını baskılamaya devam edecekleri ve söz konusu durumda hurda fiyatlarının kısa vadede çelik fiyatlarına kıyasla daha hızlı bir şekilde düşmesine yol açacağı vurgulanıyor. ( Kallanish, 18 Ekim 2017 )

Worldsteel Kısa Vadeli Görünüm: Küresel Çelik Talebinde Hafif Ama Devamlı Büyüme Bekleniyor

Dünya Çelik Birliği'nin (worldsteel) 16-17 Ekim'de Brüksel’de gerçekleşen 51. yıllık toplantısında açıklanan 2017 ve 2018 yıllarına yönelik worldsteel kısa vadeli görünüm raporunu yorumlayan worldsteel ekonomi komitesi başkanı T.V. Narendran, küresel çelik piyasasında yılbaşından bu yana görülen ilerlemenin umut verici olduğunu söyledi.

Narendran, “Döngüsel yükselişin yıl boyunca genişleyip güçlendiğini, bunun sonucunda, MENA bölgesi ve Türkiye dışında hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde beklenenden daha iyi performanslar görüldüğünü gözledik. Nisan ayında açıkladığımız kısa vadeli görünüm raporunda değindiğimiz, yükselen popülizm/korumacılık, ABD politikasındaki değişimler, AB’deki seçimlere yönelik belirsizlikler ve Çin’deki yavaşlama gibi küresel ekonomiye ilişkin riskler, hala devam etmekle beraber, belli bir ölçüde azaldı. Bu da, 2008’deki ekonomik krizden bu yana, en iyi risk dengesini yakaladığımızı gösteriyor. Ancak, Kore’de tırmanan jeopolitik gerilim, Çin’in borç problemi ve çoğu bölgede artan korumacılık risk oluşturmaya devam ediyor.” şeklinde konuştu.
Narendran, dünyanın geri kalanında çelik talebi mevcut gücünü korumaya devam ederken, özellikle Çin’deki yavaş büyüme nedeniyle 2018 yılında küresel büyümenin yumuşamasını beklediklerini aktardı. Dünya çelik talebinin yapısaldan ziyade döngüsel faktörlere bağlı olarak iyi bir gelişme gösterdiğini söyleyen Narendran, Çin’in yerine geçecek bir büyüme motoru olmaması ve teknolojik ve çevresel nedenlere bağlı olarak çelik kullanım yoğunluğunda görülecek uzun vadeli düşüşün gelecekte çelik talebini baskılamaya devam edeceğini belirtti.

Küresel ekonomik hızlanma kısa vadede çelik talebindeki büyüme için iyiye işaret ediyor
Worldsteel ekonomi komitesi başkanı, hem gelişmiş gem de gelişmekte olan ekonomilerin bu yıl daha güçlü bir ekonomik büyüme gösterdiğini, bazı finans piyasalarındaki oynaklık ve borsada fazla değerlenme görülmesi endişesine rağmen dünyanın çoğu bölgesinde piyasa güveni ve yatırım duyarlılığının iyileştiğini ifade etti. Ayrıca, artan korumacılık ve mevcut serbest ticaret anlaşmalarının yeniden düzenleneceğine ilişkin konuşmalara rağmen küresel ticaretin hız kazandığını söyledi.

Gelişmiş ekonomiler toparlanma yolunda ilerliyor

Gelişmiş ekonomilere ilişkin konuşan Narendran, güçlü tüketici harcamaları ve artan piyasa güveni sayesinde ABD ekonomisinin temel göstergelerinin güçlü olduğunu belirtirken, özellikle göç politikalarıyla ilgili olarak AB içindeki mevcut gerilimlerin azalmaya başladığını ve AB ekonomisindeki toparlanmanın daha geniş bir alana yayıldığını dile getirdi. Narendran, “Japon çelik talebi, hükümetin ihracatı destekleyen teşvik paketi ve 2020 Olimpiyat Oyunları nedeniyle beklenenden daha iyi bir performans gösteriyor. Güney Kore’nin çelik talebi ise inşaat sektöründe yavaşlamaya yol açan yüksek tüketici borcu ve durgun gemi inşa sektöründen olumsuz etkileniyor. Kuzey Kore’nin nükleer silah tehdidi ise ciddi ve öngörülemez bir risk oluşturuyor. Nispeten olumlu gelişmeler ışığında gelişmiş ekonomilerde çelik talebinin 2017 yılında %2,3, 2018 yılında ise %0,9 artması bekleniyor.” şeklinde konuştu.

Çin’in tüketimi artarken yatırım azalıyor

Narendran, Çin konusunda ise, Çin ekonomisinin gittikçe yavaşladığını ve tüketim ile desteklendiğini, yatırımın ise azalmaya devam ettiğini söyledi. İnşaat programına hafif bir destek sağlayan hükümetin teşvik paketi 2017 yılın GSYİH büyümesindeki artışa katkı sağladı. Çin’in çelik talebinin 2017 yılında %3 artmasının beklendiğini belirten Narendran, indüksiyon ocaklarının kapatılmasının 2017 yılında ölçülen çelik tüketiminde bir seferlik bir sıçramaya neden olacağını ve artışın %12,4 olacağını ifade etti. Çin’in 2018 yılı çelik talebi görünümünün düşük olduğu, hükümetin ekonominin yeniden dengelenmesi ve çevre korumaya yönelik girişimleri nedeniyle 2017 yılına oranla büyüme gözükmediği bildiriliyor. Gelişmekte olan ülkeler ise küresel toparlanma ve ekonomik reformlardan değişen oranlarda faydalanmaya devam ediyor.

Gelişmekte olan ülkeler güçlenen küresel ekonominin faydasını görüyor

Narendran, gelişmekte olan ülkelere değinerek, Mısır, Brezilya, Arjantin, Meksika ve Hindistan gibi çoğu gelişmekte olan ülkedeki reformlar sayesinde büyüme potansiyellerinin iyileşmesinin beklendiğini aktardı. ASEAN bölgesinde, Vietnam ve Filipinler başta olmak üzere yüksek büyüme oranlarının devam ettiğini, Taylan ve Malezya gibi daha olgun ekonomilerin ise büyüme oranlarının yavaşladığını belirtti. BDT bölgesinde, çelik talebinin 2017-18 döneminde güçlenmesi beklenirken, özellikle Rusya’nın yavaş toparlanmasını sürdürmesi bekleniyor. Türkiye’de çelik talebinin 2018 yılında tekrar büyümeye dönmesi bekleniyor. MENA bölgesinin görünümü ise düşük petrol fiyatları, jeopolitik karmaşa ve yüksek enflasyondan etkilenmiş durumda. Körfez İşbirliği Ülkeleri ise, düşük petrol fiyatlarının neden olduğu piyasa şartlarıyla boğuşmaya devam ediyor.

Küresel ekonomideki toparlanmanın olumlu etkilerinin Güney Amerika ülkelerine yansıma hızının yavaş olduğu ifade edilirken, Brezilya’da 2017 yılında çelik talebinin inşaat sektörü nedeniyle toparlanamadığı ancak 2018 yılında daha güçlü bir iyileşme beklendiği belirtiliyor. Çin dışında gelişmekte olan ülkelerde çelik talebinin 2017 yılında %2,8, 2018 yılında ise %4,9 artması bekleniyor. İyileşen yatırımlar inşaat ve makine sektörlerini destekleyecek Narendran, gelişmiş ekonomilerde inşaat sektörünün artan gelir ve iyileşen yatırım şartları nedeniyle daha olumlu sinyaller verdiğini söylerken, altyapı yatırımlarının gelişmiş ülkelerdeki altyapı yenileme faaliyetlerinden ek destek göreceğini, öte yandan global otomotiv sektörünün de 2017 yılında Türkiye ve Meksika başta olmak üzere güçlü performans gösterdiğini söyledi. Ancak, ABD ve Çin’de otomotiv sektörünün yavaşlama gösterebileceği ve bu yavaşlamanın 2018 yılında diğer ülkelere de sıçrayabileceği düşünülüyor. (SteelOrbis, 18 Ekim 2017 )

OECD Genel Sekteri: Çelik Piyasaları Çözüm İçin Korumacılığa Değil İnovasyon ve Şeffaflığa Yönelmeli

Dünya Çelik Birliği'nin (worldsteel) 16-17 Ekim'de Brüksel’de gerçekleşen 51. yıllık toplantısında konuşan OECD genel sekreteri Angel Gurria, önümüzdeki günlerde küresel ekonomi açısından birçok tehlikenin bulunduğunu söyledi. OECD ekonomilerinin 2017 yılında ortalama %3,5, 2018 yılında ise %3,7 büyümesinin beklendiğini aktaran Gurria, kriz öncesinde, OECD ülkelerinde büyümenin %4 seviyelerinde seyrettiğini ve henüz bu seviyeye ulaşılamadığını belirterek, bu durumun krizin neden olduğu zarar hakkında bir fikir verdiğini, henüz krizin etkisinden tamamen kurtulmuş olmadığımızı sözlerine ekledi. Gurria, OECD ülkelerindeki gerçek maaşların 2003’ten beri sadece %0,2 arttığını, hanehalkı satın alma gücünün 2007’de bulunduğu seviyelere dönemediğini ifade etti. Çin, Rusya ve Hindistan gibi ülkelerdeki kredi büyümesindeki hızlı artışın küresel ekonomiye ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti. Küresel ticaret konusuna değinen OECD genel sekreteri, küresel ticaretin bu yıl ve gelecek yıl %4 büyümesinin öngörüldüğünü söyledi.

Gurria, uzun süren durgunluk döneminin ardından bunun iyi bir büyüme oranı olduğu düşünülmesine rağmen, aslında küresel ticarette büyümenin %8 olması gerektiğini ve bunun da yine krizin etkilerine bir örnek olduğunu dile getirdi. Gurria ayrıca sadece döngüsel faktörlerin değil yapısal faktörlerin de bu durumda etkili olduğunu söylerken, örneğin Çin’deki büyümenin yatırımdan destek aldığını ancak şu an ülkenin ekonomik büyümesini daha sürdürülebilir bir modele göre ayarlamaya başladığını aktardı. Gurria, yeni teknolojilerin ve dijitalleşmenin ezber bozucu olabileceğini söylerken, çelik sektörünün şu an hacimden çok katma değere odaklandığını ifade etti. Dijitalleşmenin özellikle de akıllı fırınlar düşünüldüğünde önemli bir rolü olduğunu söyleyen Gurria, sağladığı faydaların verimliliği iyileştirip işçi güvenliğini artıracağını belirtti. Değişen ticaret modellerinin dikkate alınması gerektiğini hatırlatan Gurria, daha entegre bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini böylece ortaya çıkacak faydanın daha eşit dağıtılabileceğini ifade etti. Altyapı ve insan gücüne yatırım yapılması gerektiğini, ticaret ihtiyaçlarının daha ucuz olması, vergilerin azalması ve hizmetlere erişimde görülen engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi. Çelik sektörü özelinde, çelik kapasitesinin bu yıl rahatladığını ancak rakamların yine de yüksek olduğunu aktaran Gurria, uzun vadede çelik talebindeki büyümenin cansız olmasını, yapısal dengesizliklerin piyasayı olumsuz etkilemeye devam etmesini beklediklerini söyledi.

Bir diğer problemin ise çoğu teşvik sorununun Dünya Ticaret Örgütü kapsamı dışında kalması olduğunun, tüm şirketlerin eşit şekilde muamele görerek aynı şekilde vergilendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. G20 liderlerinin Hamburg’ta çelik sektöründeki kapasite fazlasına yönelik tek taraflı bir yaklaşım yerine çok taraflı bir yaklaşımı seçmesinin önemli olduğunu söyleyen Gurria, “Diğer alternatif kimse için bir yarar sağlamayacaktı” dedi. Gurria, son olarak, çelik üreticilerinin piyasanın verdiği sinyallere göre hareket etmesi gerektiğini, çözümün korumacılık ve kapalı piyasalarda değil inovasyon ve şeffaflıkta yattığını söyledi. Gurria, ayrıca, çelik sektörünün en büyük sorumluluğunun açık pazarlara olan güveni yeniden inşa etmek ve globalleşmeyi kendi yarattığı sorunlardan kurtarmak olduğunu ifade etti. ( SteelOrbis, 18 Ekim 2017 )

NSSMC Genel Müdürü Kosei Shindo Worldsteel’in Yeni Başkanı Oldu

Dünya Çelik Birliği’nin (worldsteel) 16-17 Ekim'de Brüksel’de gerçekleşen 51. yıllık toplantısında yapılan duyuruda Japon çelik üreticisi Nippon Steel & Sumitomo Metal Corporation'un (NSSMC) genel müdürü Kosei Shindo’nun 18 Ekim’den itibaren geçerli olmak üzere worldsteel’in başkanlığını üstleneceği açıklandı. Buna göre, Shindo, geçen sene birliğin başkanı seçilen ABD’li çelik üreticisi Nucor’un CEO’su John J. Ferriola’nın yerine geçti. Ferriola ise önümüzdeki 12 ay boyunca, Güney Koreli çelik üreticisi POSCO’nun CEO’su Ohjoon Kwon ile birlikte birliğin başkan yardımcılığını üstlenecek.

Tosçelik Worldsteel’e Üye Oldu

Bununla birlikte, birliğe katılan yeni üyeler ise, MA Guoqiang tarafından temsil edilen China Baowu Steel Group Corp., Kalyan Ghosh tarafından temsil edilen Essar Steel Algoma, Sanjeev Gupta tarafından temsil edilen Liberty One Steel (eski adıyla Arrium Limited) ve Fuat Tosyalı tarafından temsil edilen Tosçelik Profil Ve Sac Endüstrisi A.Ş. olarak açıklandı. ( SteelOrbis, 19 Ekim 2017 )

Cezayir, Üretim Artışı ile 2020 Yılına Kadar Aktif Olarak Çelik İhraç Etmeye Başlayabilir

İthalata yönelik kısıtlayıcı politikaların yanı sıra üretimi artırma planları hesaba katılarak önümüzdeki yıllarda Cezayir’in çelik ihraç eden bir ekonomi haline gelebileceği ifade ediliyor. Cezayir’de yerli tüketime yönelik görünümün pek parlak görünmediği göz önünde bulundurularak, orta vadede çelik ürünlerinde arz fazlalığı oluşabileceği ve böylece Cezayir’in MENA’da ihracata yeni başlayan ülkeler arasında yerini alabileceği duyuruluyor.

Cezayir Sanayi ve Madencilik Bakanlığı’na göre, 2020 yılına kadar Cezayirli tesislerin dış piyasa satış yapabilmelerinin mümkün olduğu, söz konusu beklentinin, önümüzdeki yıllarda ülkede üretim kapasitesinin büyük oranda artacak olmasına dayandırıldığı ve yetkililerin tahminlerine göre 2020 yılına kadar Cezayir’in kapasitesinin, El Hadjar’ın yeniden devreye girmesi hariç tutularak mevcut 3,5 milyon tondan 12 milyon tona yükseleceği aktarılıyor.

Mevcut durumda Cezayir’de çelik üretim kapasitesini artırmak için 4 başlıca projenin yürütülmekte olduğu, bunlardan birinin, 2017 yılının sonunda kısmen faaliyete başlaması beklenen, ilk aşamada 2 milyon ton uzun ürün kapasiteli Bellara Steel Complex olduğu, Tosyalı Holding’in 2018 yılına kadar kapasitesini mevcut 2,9 milyon tondan 5,6 milyon tona yükselteceğinin öngörüldüğü ve El Hadjar Complex’in (eski ArcelorMittal Annaba) rehabilitasyon planı çerçevesinde 1,2 milyon ton kapasitesini yıl sonuna kadar yeniden devreye almasının beklendiği kaydediliyor. Buna ek olarak yerli ETRHB firmasının 450.000 ton boru üretim kapasitesi kuracağı belirtiliyor. Yerli üretimin artması ve tesislerin kapasite genişletme planlarının, ithalatın ithalat izinlerini azaltarak kısıtlanması ile desteklendiği ve Bakanlığa göre, böylece tüketimin 2015 yılında ithalat rejimi getirilmeden önceki 9 milyon ton civarında kalması halinde Cezayir’in çelik ürünlerinde arz fazlalığının 3 milyon tondan 4,2 milyon tona yükselebileceği vurgulanıyor. ( Metal Expert, 19 Ekim 2017 )

Julian Allwood: Hurda Arzı 2050 Yılına Kadar Üçe Katlanacak

Dünya Çelik Birliği'nin (worldsteel) 16-17 Ekim'de Brüksel’de gerçekleşen 51. yıllık toplantısının geleceğe yönelik senaryolar oturumunda konuşan Cambridge Üniversitesi mühendislik ve çevre profesörü Julian Allwood, çelik sektörünün nasıl ilerleyebileceği yönünde fikir veren bir sunum yaptı. 2008 yılında çelik üretiminin üçte ikisinin demir cevherine dayalı olduğu üçte birinin ise hurdaya dayalı olduğunu söyleyerek sözlerin başlayan Allwood, gelişmiş ülkelerde çelik stoklarının kişi başı 10 mt ile yatay seyre geçtiğini buna dayanarak geleceğe dair tahminlerde bulunmanın mümkün olduğunu belirtti. Bahsedilen bu çeliğin ne zaman geri dönüşüme gireceği sorusuna ilişkin olarak ise, Allwood, çelik ürünlerinin ortalama ömrünün 38 yıl olduğunu, en kısa ömürlü çeliğin 15 yıl ile otomotivde kullanılan çelik olduğunu, en uzun ömürlü çeliğin ise 60 yıl ile binalarda kullanılan çelik olduğunu ifade etti.

Bu bilgiler ışığında 2050 yılına kadar hurda arzı hakkında tahminlerde bulunabileceğimizi söyleyen Allwood, demir cevherinden üretilen çeliğin daha hızlı büyüme kaydetmesinin pek mümkün olmadığını, tüm bu yüksek fırınlara artık ihtiyaç kalmadığını, hurda kullanılarak üretilen çeliğin ise 2050 yılına kadar, aynı dönemde hurda arzında beklenen üç kat artışa paralel olarak, üç katına çıkacağını aktardı.

Hurdaya dayalı çelik üretiminin şu sıralar genellikle inşaat demiri üretimine yönelik olduğunu söyleyen Allwood, otomobillerin de büyük bir hurda kaynağı olduğunu, ancak bu durumun otomobil hurdasında bulunan teneke ve bakır gibi diğer metallerin de inşaat demiri üretimine karışması gibi bir sorun doğurduğunu ifade etti. Allwood, bu noktada otomobil hurdasından bakırın ayrılması için bazı adımlar atılabileceğini bazı yeni teknikler geliştirildiğini belirtti. Bakır konusunda bir çözüm bulunmazsa, çelik sektörünün 2050 yılına kadar üçe katlanması beklenen mevcut hurda arzının çelik üretiminde kullanılmasının mümkün görünmediğine dikkat çeken Allwood, bakırın bir sorun oluşturduğunu ancak bu konuda bir şeyler yapılabileceğini söyledi. İklim değişikliği konusunda değinen Prof. Allwood, tüm fosil yakıtları yenilenebilir kaynaklarla değiştirmenin mümkün olmadığını ama daha az enerji kullanmaya başlayabileceğimizi belirtti.

Çelik sektörünün enerji verimliliği açısından en yenilikçi sektörlerden biri olduğunu ancak artık sektörde ilerleme kaydedilecek pek fazla alan kalmadığını bildiren Allwood, otomotiv üreticilerinin kullandıklarından daha fazla çeliği ıskartaya çıkardıklarını söyledi. Bu alanda daha fazla verimlilik elde edilebileceğini ifade eden Allwood, İngiltere’de inşaatlarda gereğinden fazla çelik kullanıldığı örneğini verdi. Prof. Allwood, gelecekte çelik sektörünün demir cevherinden hurdaya kayacağını, hurdadan daha fazla çelik üretmekten başka bir seçenek olmadığını vurguladı. “İklim değişikliği konusunda adım atmaya karar verirsek, yüksek fırın sayısında hızlı bir düşüş olması gerek” diyen Allwood, çelik üreticilerinin müşterileri ile bağlantılarının iyi olmadığını stokçuları aradan çıkarabileceklerini söyledi. Son olarak ise, Allwood, iklim değişikliği nedeniyle kaçınılmaz olarak daha az çelik kullanmanın kurumsal strateji haline gelmesi gerektiğini ifade etti. ( SteelOrbis, 19 Ekim 2017 )

İtalya’da Bulunan Grafit Elektrot Tesisinin Yeni Sahibi Gosource Group Ltd Tesise 23 Milyon € Yatırım Yapacak

Yeni sahibinin İtalya’da yerleşik Narni elektrot tesisi için hükümete iş planı taslağı ve tesisin yeniden faaliyete geçmesi için gerekli olan yatırım paketini sunduğu bildiriliyor. İtalya hükümeti ile görüşme esnasında Çinli Gosource Group Ltd’nin, 30.000 ton elektrot kapasiteli Narni tesisi için bir taslak sunduğu, firmanın üretim faaliyetlerine yeniden başlanması için 23 milyon € yatırım yapacağı kaydediliyor. Mevcut durumda tesisin 2018 yılının üçüncü çeyreğine kadar yeniden devreye alınması için gerekli hazırlıkların yapılmakta olduğu, Narni’nin gerekli izinleri henüz alamadığı ve hükümet ile bir sonraki toplantının Kasım ayının ortalarında gerçekleşeceği ifade ediliyor. Yatırım bankası Jefferies’e göre, Avrupa’da ark ocaklı üretim yapan tesislerin, kısıtlı arz nedeniyle keskin bir şekilde yükselen grafit elektrot fiyatları nedeniyle üretim maliyetlerinin arttığı, Çin çıkışlı elektrot fiyatlarının 10 katına çıkarak 30.000 $/ton seviyesine ulaştığı ve elektrik ark ocaklarında üretim için temel hammadde olması bakımından yüksek grafit elektrot fiyatlarının tesislerin marjlarını baskıladığı aktarılıyor. 800 mm çapında elektrot üreten Narni’de bulunan tesisinin, 2014 yılında mali sorunlar nedeniyle üretimi durdurduğu ve SANGRAF International’a bağlı Gosource Group Ltd’nin, eski adıyla SGL grafit elektrot tesisini Ağustos ayında satın almak için anlaşma sağladığı hatırlatılıyor. ( Metal Expert, 20 Ekim 2017 )

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ülkemiz Demir Çelik Sektöründe Sonu Hazin Biten Bir Proje - Sivas Demir Çelik ( Sidemir )

Kremikovtzi Demir ve Çelik Fabrikaları – Bulgaristan Erdemir’in İlk Yurtdışı Şirket Satınalma Girişimi

TÜRKİYE YASSI ÇELİK ÜRETİM KAPASİTELERİ